
Bu gün Anneme sarıldım.
Ah nasılda özlemişim kokusunu.
Anne kokusu, ne huzur verici, ne iç açıcı, ne sevgi dolu bir koku… İçine çektikçe, çekesin geliyor.
Annemin kendine has kokusunun yerini hangi pahalı parfüm tutabilir ki?
İçime çektim doyasıya Ama doyamadım.
Sanırım doyulmuyor!
Sevgisine ise, yetmiş yaşına gelsen de muhtaçsın.
İnsanın boyu ve kilosu Annesinin iki misli olmuş olsa bile, zaman zaman kanatları altına sığınıvermek ve hiç çıkmamak istiyor. Koşulsuzca verdiği sevgiyi hangi varlık hissettirebilir ki böyle dolu dolu?
Hak etmeyen insanlara
Sevgini ispatlamak için bin bir çaba harcarken, Annene bir bakışın, bir gülümsemen, bir öpüşün dünyanın en büyük hediyesi oluyor.
Beklentisiz seviyor, her halükarda seviyor Anneler yavrularını.
Herkesin Annesi kendisi için özel olabilir, ama benim Annemin yeri çok ayrıdır.
Annem!
Hayran olduğum, örnek aldığım, yetenekli, disiplinli, kültürlü, o sürekli üreten, zarif, bakımlı, insancıl yeniliklere açık, muhteşem kadın.
Bir kez daha dünyaya gelecek olsam ve seçme şansım olsa yine Annemi seçerdim.
Annem sadece ebeveyn değil, en iyi dostum, en iyi arkadaşımdır.
Aynı kitapları okuyup sonrasında kitap hakkında söyleşiriz, kahvelerimizi yudumlarken. Dürüsttür, merttir, yalan söylediğini hiç duymadım.
Bir gün Anneme sordum “ Anne, bu hayatta öğrendiğin en önemli şey nedir?” diye.
Pişman olduğun bir şey var mı? Bana ne önerirsin” dedim.
“ Hayatta yaptıklarımdan dolayı değil, yapmadıklarımdan dolayı pişman oldum” dedi bana.
Ne güzel bir öğüttür anlayana.
Annem, sanatkâr, ince ruhlu, gökkuşağının tüm renklerini barındıran bir insan…
Bütün renklerin kaynağı beyazdır, beyaz Annem.
Hem bütün renkleri barındır, hem de bembeyazdır.
Daha geçenlerden elimden tuttu (otuz dört yaşımdaki beni) yazdırıverdi Tango kursuna.
Beni hep bir adım ileriye götürdü.
Gençliğin pervasız günlerinde bazen kıymetini bilmediğim, üzdüğüm zamanlar oldu…
Nasıl, pişmanım onu üzdüğüm için.
Asla yapmamam gereken hatalardan en büyüğü…
Ve içimde büyük bir ukte. Şimdi, gözündeki bir damla yaşa dünyaları feda edebilirim.
Yapacağım her sevgi gösterisi, her fedakârlık, alacağım en büyük en kıymetli hediye ona verilmeye layık değildir.
Bu Pazar Anneler günü ama yalnız bu Pazar değil her gün sıkı sıkı sarılın Annenize ve onu ne kadar çok sevdiğinizi söyleyin.
Söylenmemiş, gösterilmemiş hiçbir sevgi anlam ihtiva etmez benim için.
Söyleyin, hemen açın telefonu. "Seni Seviyorum Anneciğim" deyin.
Bu sözü layıkıyla hak eden ondan başka kim olabilir ki?
“Anneciğim, kalbim senin sevginle dolu, senin evladın olmaktan onur duyuyorum.
Varlığın bana bahşedilmiş en büyük hediyedir.
Anneler gününü kutluyorum.
Gözleri hanımelim, kalbi pamuk tarlamsın, kokusu hanımeli, Annem benim dünyamsın".
Belki bir gün Annelik duygusunu tadarım ya da tatmam kim bilir?
Ama sevgi dolu bir annenin evladı olmanın tadını çıkarıyorum.
Bütün Anneleri, ellerinden ve yanaklarından öpüyorum.
Daha çok Anne kokusu istiyorum!
Mümkünse sonsuza kadar…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder