17 Mart 2009 Salı

ALDATILAN KADININ HİSSİYATI...

KÖŞELİ YAZILAR
Zamane Meltemi
Aldatılan Kadının Hissiyatı...
03.02.2009 12:41

Kadınların çaresiz kaldığı, gururlarının incitildiği bir muammadır aldatılmak! Bu konuda tecrübelerim oldu. Aldatıldım, aldatılan kadınlar tanıdım. Her zaman davulun sesi uzaktan güzel gelir insanlara. Ve her zaman yaşamadıkları olaylar hakkında kesin kelimeler kullanırlar. Ben senin yerinde olsaydım şöyle yapardım, böyle yapardım, affetmezdim, evi terk ederdim, ayrılırdım. İş uygulamaya döküldüğünde ise bu kelimeleri kullananların ne yapacaklarını görmek isterdim…İş yerinde bir arkadaşım var, yeni evli pırıl pırıl bir kız. Güzel, yetenekli, sıcak, şirin. Ve kocasının gündelik kaçamaklar yaptığını biliyor. Umursamıyorum diyor, alıştım. Aldatmaktan saymıyorum, eşim sevmiyor ki onları. Ama bu sözleri söylerken gözlerindeki acıyı okuyorum.Kalbim titriyor…Komşum var çok sevdiğim, ilkokul mezunu olmasına rağmen nice diplomalılara taş çıkartacak hayat görüşüne sahip. Kocası aldatıyor. Oda kabul etmek zorunda kaldı, çok zor günler geçirdi, ev hanımı çocukları okuyor, hepsi bahane aslında ayrılmaktan, bu yaştan sonra yalnız kalmaktan korkuyor..Umursamıyorum diyor ama kalbi param parça, biliyorum…Ömründe ağladığını görmediğim, güçlü, prensipli, azimli, fedakâr, yetenekli, güzel,çocuklarına kol kanat geren, bir erkeğin kolunda onurla taşıyabileceği bir kadının daha, aldatıldığı için çaresiz kalışını ve ağlayışını seyrettim içim cız ederek. Döktüğü her damla göz yaşı için her şeyi göze alırdım. Ama teselli edemedim, hangi kelime teselli edebilirdi ki?Ömrünü eşine ve yuvasına adamış, aldatıldığı için intiharı bile düşünen Annemi…Ben de aldatıldım. 6.hissim,güçlüdür aniden rüyalar görmeye başladım. Rüyadan sonra peşine düştüm eşimin ve bir çok delil yakaladım. Çılgına döndüm, her hücrem ayrı ayrı acı çekiyordu, kıvranıyordum, ölmek istedim.İlginçtir, aldatılan kadın, seven kadınsa aniden, durup dururken kalbinin en derinliğinde aldatıldığını hissediveriyor…Aldatıldığından şüphelenen kadın ilk zamanlarında her kadın gibi " o yapmaz" diyor. Sonra “yaparmı acaba?” sorusu beyni, kalbi, ruhu, bedeni kurcalıyor ha kurcalıyor, bir kar topundan, koca bir çığa dönüşüyor altında kalıyorsunuz, nefes alamıyorsunuz. “Neden yapsın ki?” diye düşünüyorsunuz. Çünkü kadınlar, ne olurlarsa olsun, geçerli bir kuralı her zaman paylaşırlar :" Seven kadın asla aldatmaz!". Ama bu kuralı erkek ırkı kabullenmiyor. Sevişmenin, sevgiyle ne alakası olabilir ki zaten? Bedensel bir faaliyet onlar için. Bir kolaya kaçma, bir kılıf bulma, bir bayağılık değil midir bu? Tıpkı aldatıldığınızı hissedip, sorduğunuz da yada delilleri aşikar önüne koyduğunuzda inatla inkâr edişleri gibi...İnkar ederler. Onların da birinci kuralı bu! Yap, inkar et, konuyu saptır, başka bir şey yüzünden hır gür çıkar… En yetenekli oldukları konulardan birisi, suçlarını ört bas edişleridir. İnanmak istersiniz sevdiğiniz adama, o yapmadığından değil, siz inanmak istediğiniz için inanırsınız. Daha az acı verir, yüzleşmek zorunda kaldığınız hoşunuza gitmeyen şeylerle yüzleşmezsiniz. Siz de kaçıyorsunuzdur gerçeklerden. Ama ilişkinize güveniniz kalmamış, sevginiz azalmaya, hatta nefrete dönüşmeye başlamıştır. O uğruna dünyayı önünüze katacağınız erkeğin, pul kadar değeri kalmamıştır sizin için. Her fırsatta canını yakmaya çalışırsınız. Kadınlar affeder ama asla unutmaz! Asla... Aldatıldığını öğrendiği anda kapıyı çarpıp evi terk eden kadını ayakta alkışlarım. Ama yüzde doksanımız kaçış noktasını tercih eder. Yüksek ökçelerini giyip, duymamazdan, bilmemezden gelir, ama yüreğindeki yara kapanmaz, sızım sızım sızlayarak, kanar kanar ve kanar...Ta ki sevgisi, yavaş yavaş ölene kadar...(http://www.cadi.com.tr/index.php?id=koseliyazilar_detay&yazi_id=2572)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder