KÖŞELİ YAZILAR
Zamane Meltemi
Basit Bir Hayat...
16.02.2009 23:56
Çocukluk yıllarım bir çiftlikte geçti benim. Ağaç tepelerinde, büyüdüm. İneklerimiz, tavuklarımız, köpeklerimiz, civcivlerimiz, tavşanlarımız vardı. Anacığım her akşam kendi yetiştirdiği sebzelerden yapardı yemeklerimizi.İki katlı ahşap evin, üst katında otururduk.Tuvalete girince mutlaka bir misafir beklerdi bizi. Bir kurbağa, iki solucan ya da yolunu şaşırmış bir çekirge...Onları seyreder, onlarla oynardım, çıkana kadar.İncir ağacımızın altında, tahtadan derme çatma masamız vardı ve lambamız. Akşam yemekleri orda yenirdi...Komşularımızla çay içilirdi, incirin altında.Çoluk çocuk hepimiz dışardaydık.Oyunun binbir türünü oynardık. Ağaçlara tırmanır, kelebekler yakalardık. Evimizin arka cephesi uçsuz bucaksız tarlalardı.Badem ağaçlarımız vardı. Halâ çok severim badem yemeyi...Köpeğimiz "Haydut", okula kadar gelirdi benimle.Yürürdük beraber, yol boyu oynaşa oynaşa.Bütün mahallenin ödü kopardı ondan. O ise bizden korkardı.Annem, işinden istifa etmişti ve incir ağacıının yanındaki ufak bahçeyi ekip, biçiyordu. Neler yetiştirmedi ki orda?Domates, salatalık, kabak, fasülye... Hele bir sene o kadar çok kabak ekmişti ki, her akşam kabak yiyorduk.Hala kabağı sevmem.- "Bu akşam size ne yaptım? "- "Ne yaptın Anne?"- "Lokum lokum". Lokum demek kabak anlamına geliyordu.Bir sene ateş böcekleri basmıştı tarlayı. Her yer ışıl ışıldı. Doğa ne kadar inanılmaz manzaralar sunuyor insana. Halâ gözümün önünde.Okuldan çıkınca, direkt kasabanın kütüphanesine giderdim arkadaşlarımla.Ödevlerimizi bitirdikten sonra, camekânlı kitaplıktaki kitapları okumak için sabırsızlanırdım.Her zaman vermezdi o kitapları kütüphane memuru.Eğer o gün iyi günündeyse "al bakalım" der verirdi.Pamuk Prenses, Kül Kedisi, Rapunzel vb... Büyük, güzel kağıtlara basılmış, güzel resimli kitaplar. Elime alınca dünyanın en mutlu kızı olurdum. O rengarenk resimleri seyretmeye doyamazdım. Bir çırpıda okurdum kitapları...Çiftlik hayatımız bir şekilde sona erdi ve büyük şehre bizim istikbalimiz için döndü ailemiz.Evet okuduk kardeşlerimle ama şimdi ne yapmak istiyorum biliyormusunuz?Yeniden Çiftlik hayatı istiyorum!Yemyeşil ovalar da koşmak istiyorum, bacaklarımı dikenlerin, ısırganotlarının dalamasını.., Yüzümün güneşten yanmasını, ellerimin toprakla uğraşmaktan nasır tutmasını istiyorum. Güne sabahın ilk ışıklarıyla başlamak ve akşama kadar bedenen çalışmak istiyorum.Tek katlı evimde sobayı yakmak. Kuzinemde yemekler pişirmek...Bir kaç tane tabak çanak. Basit bir hayat ama olabildiğince özgür bir hayat!İneklerimi sağmak, sabah sabah kahvaltıda kendi yaptığım tereyağını, peyniri yemek istiyorum.Akşam güneşin batışında türk kahvemi yudumlamak ardından hayat arkadaşımla yatağımın içine girmek istiyorum.Basit bir hayat!Basit bir hayat yaşamak istiyorum. Sade, gösterişsiz ve duru? Köpeğimle hardalaşmak, civcivlerimi yemlemek, yeşilin binbir tonunu seyretmekten gözlerimin renklere doymasını istiyorum.Toprak kokusunu, gübre kokusunu istiyorum.Al yanaklı, neşeli çocuklar doğurmak, onları kırlarda koşarken, uçurtma uçururken, hayvanları severken görmek istiyorum.Ve ben de, al yanaklı bir köylü kadını olmak!Şehir yaşantısının keşmekeşi içinde, ne kadınlığımızı anlıyoruz, ne mutlu olabiliyoruz.Yediğimiz sebzeler gibi, yaşadığımız hayat da hormonlu.Büyük ve lezzetli gözüküyor ama, aslında hem rengi soluk, hem de ne tadı var ne tuzu...(http://www.cadi.com.tr/index.php?id=koseliyazilar_detay&yazi_id=2649)
17 Mart 2009 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

aynı şeyleri bende çok istiyorum. eğer böyle birgün eline öyle bir imkan geçerse buraya yaz.
YanıtlaSilyazım hatam harika olmuş, kusura bakmayın.
YanıtlaSil